<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>FFT Archives - Blog</title>
	<atom:link href="https://blog.dta.com.tr/tag/fft/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://blog.dta.com.tr/tag/fft/</link>
	<description>DTA Mühendislik</description>
	<lastBuildDate>Tue, 09 Aug 2022 07:55:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>en-US</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.2</generator>

<image>
	<url>https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/11/cropped-dta_muhendislik_icon-32x32.jpg</url>
	<title>FFT Archives - Blog</title>
	<link>https://blog.dta.com.tr/tag/fft/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Overlap Nedir? Niçin ve Nasıl Kullanılır?</title>
		<link>https://blog.dta.com.tr/overlap-nedir-nicin-ve-nasil-kullanilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[marketing]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Jun 2022 13:48:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Simcenter Testlab]]></category>
		<category><![CDATA[averaging]]></category>
		<category><![CDATA[dijital sinyal işleme]]></category>
		<category><![CDATA[dijitalleştirme]]></category>
		<category><![CDATA[FFT]]></category>
		<category><![CDATA[Fourier Dönüşümü]]></category>
		<category><![CDATA[frame size]]></category>
		<category><![CDATA[free run]]></category>
		<category><![CDATA[frekans çözünürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[hanning penceresi]]></category>
		<category><![CDATA[non-stationary]]></category>
		<category><![CDATA[overlap]]></category>
		<category><![CDATA[pencereleme fonksiyonları]]></category>
		<category><![CDATA[siemens]]></category>
		<category><![CDATA[Simcenter]]></category>
		<category><![CDATA[spektral sızıntı]]></category>
		<category><![CDATA[stationary]]></category>
		<category><![CDATA[Testlab]]></category>
		<category><![CDATA[tracked]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://blog.dta.com.tr/?p=2893</guid>

					<description><![CDATA[<p>Giriş Overlap, zaman verilerinin işlenme ve frekans alanına dönüştürülme şeklini belirlerken kullanılan bir parametredir. Sonuçlar üzerinde büyük bir etkisi olabilmektedir, bu nedenle overlap’i anlamak başarılı&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://blog.dta.com.tr/overlap-nedir-nicin-ve-nasil-kullanilir/">Overlap Nedir? Niçin ve Nasıl Kullanılır?</a> appeared first on <a href="https://blog.dta.com.tr">Blog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="has-text-align-center wp-block-heading"><strong>Giriş</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Overlap, zaman verilerinin işlenme ve frekans alanına dönüştürülme şeklini belirlerken kullanılan bir parametredir. Sonuçlar üzerinde büyük bir etkisi olabilmektedir, bu nedenle overlap’i anlamak başarılı bir veri işleme için kritik öneme sahiptir. Bu makale overlap’in ne olduğunu, niçin faydalı olduğunu açıklayacak ve Simcenter Testlab yazılımında nasıl uygulandığını gösterecektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu makale aşağıdaki bölümleri içermektedir:</p>



<ol class="wp-block-list"><li>Overlap nedir?<ol type="a"><li>Overlap’in Tanımı</li><li>Pencere Etkileri  </li><li>Veri Detayları                   </li></ol></li><li>Simcenter Testlab ile Stationary İşleme ve Overlap<ol type="a"><li>Stationary İşleme Nedir?</li><li>Overlap Nasıl Uygulanır?</li><li>Örnekler</li></ol></li><li>Simcenter Testlab ile Tracked İşleme ve Overlap<ol type="a"><li>Tracked İşleme Nedir?</li><li>Overlap Nasıl Uygulanır?</li><li>Örnekler</li></ol></li></ol>



<h2 class="wp-block-heading">1. Overlap Nedir?</h2>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow" style="flex-basis:100%">
<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong>1.a Overlap’in Tanımı</strong></p></blockquote>
</div>
</div>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1024" height="177" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-1024x177.png" alt="" class="wp-image-2894" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-1024x177.png 1024w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-300x52.png 300w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-768x133.png 768w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-600x104.png 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-750x130.png 750w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image.png 1436w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bir mikrofondan, ivmeölçerden veya başka herhangi bir cihazdan toplanan verileri işlerken, sinyalin frekans içeriğini görüntülemek için bir zaman verisi bloğu almamız ve buna Hızlı Fourier Dönüşüm (FFT) uygulamamız gerekir. Bu makalede, bu zaman verisi bloğuna “<strong>Gözlem Zamanı”</strong> olarak atıfta bulunacağız ve bunu büyük <strong>T </strong>harfi ile göstereceğiz. Gözlem zamanı (T) saniye cinsinden ölçülür ve bir FFT hesaplaması için kullanılan zaman verisi uzunluğudur.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="392" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-1-1024x392.png" alt="" class="wp-image-2895" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-1-1024x392.png 1024w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-1-300x115.png 300w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-1-768x294.png 768w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-1-600x230.png 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-1-1536x588.png 1536w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-1-750x287.png 750w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-1.png 1874w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption><br><em><strong>Şekil 1: Gözlem zamanı (T) her bir FFT için kullanılan zaman verisi miktarıdır.</strong></em></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Adından da anlaşılacağı gibi, iki komşu gözlem zaman bloğu birbiriyle örtüştüğünde ve aynı zaman verilerini içerdiğinde overlap (örtüşme) meydana gelir. Overlap yüzde (%) olarak belirtilir ve komşu gözlem zaman bloğuyla örtüşen gözlem süresinin T yüzdesini ifade eder (bkz. Şekil 2).</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-full is-resized"><img decoding="async" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-2.png" alt="" class="wp-image-2896" width="516" height="803" /><figcaption><br><em><strong>Şekil 2: Overlap, gözlem penceresi süresinin (T) yüzdesi olarak belirtilir. </strong></em><br><em><strong>Üç overlap değeri gösterilmiştir: </strong></em><br><em><strong>%0 Overlap (Şekil 2a), %10 Overlap (Şekil 2b) ve %25 Overlap (Şekil 2c).</strong></em></figcaption></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph">Örtüşen gözlem zamanları, örtüşen kısımdaki zaman verilerine birden fazla FFT hesaplaması uygulandığı anlamına gelir. Ayrıca overlap yüzdesi arttıkça FFT için kullanılan zaman verisi, sabit sayıda gözlem için, daha az overlap olan duruma göre daha kısa olacaktır. Örneğin, Şekil 2a&#8217;da %0 overlap olan iki FFT&#8217;nin tam 2T zaman verisi kullandığına, Şekil 2c&#8217;de ise %25 overlap olan aynı iki FFT&#8217;nin yalnızca 1.75T zaman verisi kullandığına dikkat edin.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Artık overlap’in ne olduğunu bildiğimize göre, neden kullanıldığı sorusuna cevap bulmaya çalışalım. Sonraki bölümlerde iki neden ele alınacaktır.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong>1.b Pencereleme Etkileri</strong></p></blockquote>



<p class="wp-block-paragraph">Ölçülen bir sinyalin frekans içeriğini incelerken, overlap’i doğru bir şekilde kullanmak doğru cevabı almanızı sağlarken, tersi ise işlenmiş sonuçlarınızdaki önemli frekans içeriğini tamamen kaçırmanıza neden olabilir (bkz. Şekil 3). Şekil 3&#8217;ün üst grafiğindeki noktalar (%0 Overlap) FFT hesaplaması sırasında kullanılan bir pencereleme fonksiyonundan kaynaklanır. Doğru kullanıldığında overlap uygulamak, bu pencere etkilerinin düzeltilmesine yardımcı olabilir. Şekil 3&#8217;ün alt grafiği (%90 Overlap), tüm frekanslarda ve zaman alanında orderlar (diyagonal çizgiler) için doğru genlik seviyelerini gösterir.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-3-1024x806.png" alt="" class="wp-image-2897" width="654" height="515" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-3-1024x806.png 1024w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-3-300x236.png 300w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-3-768x604.png 768w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-3-600x472.png 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-3-750x590.png 750w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-3.png 1150w" sizes="auto, (max-width: 654px) 100vw, 654px" /><figcaption><em><strong>Şekil 3: Doğru bir şekilde kullanılan overlap, FFT işlemi sırasında uygulanan pencereleme etkilerinin düzeltilmesini sağlar ve gözden kaçabilecek ek frekans ve genlik bilgilerini ortaya çıkarabilir. Aksi takdirde bu sinyal içerikleri kaçırılacaktır.</strong></em></figcaption></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph">Spektral sızıntıyı azaltmak için, çoğu zaman FFT işleminden önce gözlem zaman bloğuna bir pencereleme fonksiyonu uygulanır. Tipik gürültü ve titreşim verileri için en popüler pencereleme fonksiyonu, Hanning penceresi olarak adlandırılır ve aşağıda Şekil 4&#8217;te gösterilmektedir. En sık kullanılan pencereleme fonksiyonu olması sebebiyle Hanning penceresi, bu makalede gösterimler ve örnekler için kullanılan pencere olacaktır.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-4.png" alt="" class="wp-image-2898" width="546" height="550" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-4.png 991w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-4-297x300.png 297w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-4-150x150.png 150w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-4-768x775.png 768w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-4-600x605.png 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-4-750x757.png 750w" sizes="auto, (max-width: 546px) 100vw, 546px" /><figcaption><em><strong>Şekil 4: Hanning penceresi, FFT hesaplamalarında spektral sızıntıyı azaltmak için genel </strong></em><br><em><strong>amaçlı bir penceredir. Pencerenin başında ve sonunda sıfır (0), orta noktada 1.0 değeri vardır.</strong></em></figcaption></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph">Hanning pencereleme fonksiyonu, her bir FFT zaman bloğunun başlangıcında (0T) sıfır değerinde, ortasında (0.5T) 1.0 değerinde ve sonunda (T) sıfır değerindedir. Orijinal ölçüm sinyalinin bu pencere fonksiyonu ile çarpılması, fonksiyon değerini T&#8217;nin başında ve sonunda sıfır (0) olmaya zorlayarak ard arda gelen her bir gözlem bloğunun başını ve sonunu aynı genliğe(0) taşımış olur. Bu da sinyali periyodik hale getirir. Orijinal ölçüm (bkz. Şekil 5). </p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-large is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-5-1024x977.png" alt="" class="wp-image-2899" width="540" height="514" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-5-1024x977.png 1024w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-5-300x286.png 300w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-5-768x733.png 768w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-5.png 1078w" sizes="auto, (max-width: 540px) 100vw, 540px" /><figcaption><em><strong>Şekil 5: Orijinal sinyal (üst) bir Hanning penceresi (orta) ile çarpılarak T gözlem süresinin başında ve sonunda sıfır değerine sahip bir sinyal oluşturulur (alt). Bu, pencereli sinyali gözlem süresi içinde periyodik olmaya zorlar ve spektral sızıntıyı azaltır.</strong></em></figcaption></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph">Zaman verimiz boyunca (Şekil 3&#8217;te yapıldığı gibi) birden fazla FFT hesaplaması yapmak istediğimizi varsayarsak, her gözlem için kullanılan pencereleme fonksiyonlarının etkisini dikkate almamız gerekecek. Zaman verilerimizi gözlem zamanlarına ayırıp bunları da birbiri ardına işleyecek olursak, her bir gözlem bloğunun ilk ve son kısımları pencere tarafından sıfırlandığından, bu kısımlar ölçümümüzün FFT hesaplamalarının hiçbirinde kullanılmayacak kısımlar olacaktır (bkz. Şekil 6).</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="752" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-6-1024x752.png" alt="" class="wp-image-2902" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-6-1024x752.png 1024w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-6-300x220.png 300w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-6-768x564.png 768w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-6-600x441.png 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-6-750x551.png 750w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-6.png 1457w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption><br><em><strong>Şekil 6: Orijinal sinyal (üst) bir Hanning penceresi (orta) ile çarpılarak T gözlem süresinin (alt) başında ve sonunda sıfır değerine sahip bir sinyal oluşturulur. Sonuç olarak, orijinal sinyalin bölümleri FFT hesaplamalarına dahil edilmemiş olur.</strong></em></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bir sinüs sinyalinin toplandığını düşünün (Şekil 6, üst).&nbsp;Gözlem zamanını 1 saniyeye (T=1.0 saniye) ayarlamayı seçersek ve %0 overlap ile bir Hanning penceresi uygularsak (Şekil 6, orta), kaydın her saniyesi için 1 saniyelik bir FFT hesaplaması yapılır. (Şekil 6, alt).&nbsp;Hanning penceresi, ölçülen sinyalimizi gözlem süremiz içinde periyodik olmaya zorladı, ancak bunu yaparken orijinal sinyalin bir kısmını ortadan kaldırdı.&nbsp;Pencere tarafından yok edilen bu kısımlar kurtarılamaz ve hiçbir FFT hesaplamasına dahil edilmeyecektir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Pencereleme nedeniyle veri kaybı miktarını azaltmak için gözlem süreleri ve beraberindeki pencereler örtüştürülebilir (Overlap). Hanning penceresi için optimum overlap %50&#8217;dir. Bu durumda sonraki Hanning penceresinin maksimumu, Hanning penceresinin minimumda olduğu önceki gözlem bloğunun sonunda ortalanır (bkz. Şekil 7). Hanning pencereleri, orijinal zaman sinyalinin tüm kısımlarının işlenmesini ve hiçbir şeyin tamamen atlanmamasını sağlamak için %50 overlap ile birlikte kullanılır. Bu etki aşağıdaki Şekil 8&#8217;de gösterilmektedir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="664" height="375" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/Overlap1.gif" alt="" class="wp-image-2903" /><figcaption><em><strong>Şekil 7: %50 Overlap ile Hanning pencereleri, bir pencerenin minimumlarını komşu pencerelerin maksimumları ile aynı yere getirir, böylece orijinal ölçüm sinyalinin tamamı FFT hesaplamalarına katılmış olur.</strong></em></figcaption></figure>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="626" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-7-1024x626.png" alt="" class="wp-image-2904" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-7-1024x626.png 1024w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-7-300x183.png 300w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-7-768x469.png 768w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-7-600x367.png 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-7-750x458.png 750w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-7.png 1479w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption><em><strong>Şekil 8: Şekil 8. Hanning pencereleriyle birlikte %50 Overlap uygulanması, tek tek pencerelerin sıfırlama etkilerini düzeltir ve orijinal sinyalden gelen neredeyse tüm verilerin FFT hesaplamalarına dahil edilmesini sağlar.</strong></em></figcaption></figure>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow"><p><strong>1.c Veri Detayları</strong></p></blockquote>



<p class="wp-block-paragraph">Zamana veya diğer izleme parametrelerine karşı verileri işlerken, işlenen sonuçların doğrulunu artırmak için overlap kullanılabilir. Nasıl uygulandığına bağlı olarak, overlap iki şekilde bunu gerçekleştirir: ya bir büyüklüğün zamanla nasıl değiştiğine dair ek ayrıntılar sağlar ya da yumuşatma etkisi sağlayıp pürüzleri gidererek verilerdeki trendleri daha belirgin hale getirir (bkz. Şekil 9).</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="663" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-8-1024x663.png" alt="" class="wp-image-2905" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-8-1024x663.png 1024w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-8-300x194.png 300w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-8-768x497.png 768w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-8-600x388.png 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-8-750x485.png 750w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-8.png 1091w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption><em><strong>Şekil 9: Overlap’i arttırmak, yumuşatıcı bir etki sağlayabilir ve verilerdeki trendlerin daha kolay gözlemlenmesine yardımcı olabilir. Dalgalanan genlik (yeşil, overlap yok), trendin karmaşık görünmesine neden olur. Overlap’i artırarak (kırmızı, %90 Overlap) genlik trendi basitleştirilir ve yorumlanması kolaylaşır.</strong></em></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Overlap’i arttırmanın belli bir zaman için daha fazla FFT hesaplaması ile sonuçlandığı zaten gösterilmişti. Bu etki, belirli bir ölçüm uzunluğundaki hesaplama sayısını artırarak verilerdeki bir büyüklüğün zamana göre nasıl değiştiğine dair daha iyi bilgi sahibi olmak için kullanılabilir. <br>Bunun aksine, verilerin önemli bir trendin fark edilmesini zorlaştıracak genlik dalgalanmaları içerdiği durumda, overlap’i arttırmak, bu dalgalanmaları düzeltmeye yardımcı olabilir ve Şekil 9&#8217;da gösterildiği gibi trendin daha kolay fark edilmesini sağlayabilir. Bu iki overlap etkisi, Bölüm 3&#8217;te bazı örnekler üzerinde gösterilecektir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">2. <strong>Simcenter Testlab ile Stationary İşleme ve Overlap</strong></h2>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>2.a Stationary İşleme Nedir?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Belirli bir ölçüm için çok sayıda gözlem zaman bloğu işlendiğinde (Şekil 10a), bu blokların FFT&#8217;sinin frekans alanında nasıl görüldüğü belirlenebilir. Stationary ortalamada, 1&#8217;den #N&#8217;ye kadar olan gözlem zaman bloklarının FFT&#8217;lerinin, tek bir frekans spektrumu oluşturmak amacıyla ortalaması alınır (Şekil 2b). Diğer bir seçenek ise Tracked işleme olarak adlandırılır (Şekil 10c) ve 3. bölümde tartışılacaktır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="709" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-9-1024x709.png" alt="" class="wp-image-2906" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-9-1024x709.png 1024w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-9-300x208.png 300w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-9-768x532.png 768w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-9-600x416.png 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-9-750x519.png 750w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-9.png 1516w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption><br><em><strong>Şekil 10: Zamanla değişen bir sinyal, çok sayıda gözlem zaman bloğu kullanılarak frekans alanına dönüştürülebilir (Şekil 10a). Ya da bu zaman bloklarının FFT’lerinin, tek bir ortalama spektrum oluşturmak için, ortalamaları alınabilir (Şekil 10b). Bu, Simcenter Testlab&#8217;da stationary ortalama olarak bilinir.</strong></em></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Overlap, stationary ortalamada hayati bir rol oynar ve uygun şekilde overlap uygulanmaması önemli frekans içeriğini kaçırmaya neden olabilir!</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>2.b Overlap Nasıl Uygulanır?</strong></h3>



<p class="wp-block-paragraph">Simcenter Testlab&#8217;da, Throughput Processing’in Acquisition Parameters iletişim kutusunda işleme türü (stationary ve tracked) seçilir. Bu seçim, Şekil 11&#8217;de gösterildiği gibi Measurement mode açılır penceresinde yapılır.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-10.png" alt="" class="wp-image-2907" width="281" height="332" /><figcaption><br><em><strong>Şekil 11: Measurement mode, Tracked veya Stationary işlemeyi belirler.</strong></em></figcaption></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph">Stationary ortalama seçildikten sonra, kullanıcı Method’u seçebilir. Seçenekler Free Run, Time ve Event’tır. Event metodu, kullanıcının yalnızca veriler tarafından belirli diğer kriterler karşılandığında (tetikleme işlevi gibi) ortalamaları hesaplamasına izin verir ve burada tartışılmayacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belirli bir overlap miktarı ile bir ortalama spektrum hesaplamak için en basit yöntem, Şekil 12&#8217;de gösterildiği gibi Free Run metodunu seçmektir.</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="533" height="261" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-11.png" alt="" class="wp-image-2908" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-11.png 533w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-11-300x147.png 300w" sizes="auto, (max-width: 533px) 100vw, 533px" /><figcaption><em><strong>Şekil 12: Free Run metodu, overlap yüzdesinin kullanıcı tarafından doğrudan ayarlanmasına izin verir.</strong></em></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Free Run ile, kullanıcı kaç tane ortalama alınacağını belirler ve gözlem süresi (Throughput Processing’de Frame Size olarak adlandırılır) gibi diğer parametrelerden bağımsız olarak overlap yüzdesini doğrudan belirleyebilir.&nbsp;Ortalamalar, istenen ortalama sayısında (Gözlem zaman bloğu sayısı) veya zaman verisinin sonuna ulaşılana kadar hesaplanacaktır. Böylece, ortalama sayısını büyük bir değere (örneğin 5000) ayarlayarak, bir kullanıcı ölçümün tamamı için belirtilen overlap miktarı ile ortalama almayı garanti altına alabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Açık şekilde görülebilir ki, gözlem süresi (frame size) aynı zamanda belirli bir zaman verisi için hesaplanan ortalama sayısını değiştirecektir. Ancak Free Run metodu, Frame size örneğin 1 saniye (1 Hz çözünürlük) de olsa 10 saniye (0,1 Hz çözünürlük) de olsa doğru overlap miktarını korumak için saniyedeki ortalama sayısını (ortalama hızı) otomatik olarak ayarlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Time metodunda ise durum biraz farklıdır. Burada kullanıcı, frame size veya overlap yüzdesinden bağımsız olarak saniyedeki ortalama sayısını (Ortalama hızı- Acquisition rate) girer (Şekil 13).</p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="533" height="277" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-12.png" alt="" class="wp-image-2909" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-12.png 533w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-12-300x156.png 300w" sizes="auto, (max-width: 533px) 100vw, 533px" /><figcaption><br><em><strong>Şekil 13: Stationary ortalamanın Time metodunda, kullanıcının saniyede alınacak ortalama sayısını girmesine izin verilir. Overlap, seçilen frame size’ın yanı sıra girilen bu ortalama hızının bir fonksiyonu olacaktır.</strong></em></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle, belirli bir ortalama hızı (saniye başına ortalama) için overlap miktarı, girilen frame size’ın (veya frekans çözünürlüğünün) bir fonksiyonu olacaktır. Frame size ve ilgili frekans çözünürlüğü, Şekil 14&#8217;te (kırmızı kutu) gösterildiği gibi Acquisition parameters iletişim kutusunun FS Acquisition sekmesinde ayarlanır.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-13.png" alt="" class="wp-image-2910" width="239" height="221" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-13.png 416w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-13-300x278.png 300w" sizes="auto, (max-width: 239px) 100vw, 239px" /><figcaption><br><em><strong>Şekil 14: Stationary ortalamada Time metodunu kullanırken, overlap yüzdesini belirlemek için ortalama hızı ile birlikte frame size da dikkate alınmalıdır.</strong></em></figcaption></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph">Stationary ortalama alırken Time metodunda overlap yüzdesi, ortalama hızının (saniyedeki ortalama) ve frame size’ın (frekans çözünürlüğünün tersi) bir fonksiyonu olacaktır.&nbsp;<br>Örnek olarak, Şekil 13 ve 14&#8217;te belirtilen değerleri ele alalım. Ortalama hızı, saniyede 2 ortalamaya ayarlanmıştır (işaretli kutu, Şekil 13).&nbsp;Bu, frame size’ın ne kadar uzun olduğuna bakılmaksızın her 0,5 saniyede yeni bir gözlem zaman bloğu (veya ortalama) başlatacağımız anlamına gelir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">&nbsp;Şekil 14&#8217;te gösterilen frame size’ları ele alırsak, Titreşim grubundaki kanalların (mavi kutular, Şekil 14) 0,5 saniyelik frame size’a (2 Hz çözünürlük) sahip olduğunu görebiliriz. Akustik grubundaki kanallar ise (turuncu kutular, Şekil 14) 1.0 saniye (1 Hz çözünürlük) Frame size’a sahiptir.&nbsp;Yani, titreşim grubundaki kanallar için her 0,5 saniyede bir 0,5 saniyelik bir gözlem zaman bloğu başlatırken, Akustik grup kanalları için her 0,5 saniyede bir 1,0 saniyelik bir gözlem zaman bloğu başlatıyoruz (bkz. Şekil 15).&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="960" height="478" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/Overlap2.gif" alt="" class="wp-image-2911" /><figcaption><br><em><strong>Şekil 15: Ortalama hızı ve frame size, Time metodunda overlap’i belirler. Her iki grup da aynı 2 ort/sn ortalama hızıyla işlenir. Frekans çözünürlüğündeki fark (Titreşim=2 Hz, Üst. Akustik=1 Hz, Alt), iki grup için farklı overlap yüzdelerinin uygulanmasına neden olur.</strong></em></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bu, titreşim grubu için ortalama spektrumların %0 overlap ile hesaplanacağı, akustik grup için ise ortalama spektrumların %50 overlap ile hesaplanacağı anlamına gelir.&nbsp;Belirli bir overlap yüzdesi isteniyorsa, bir ortalama frekans spektrumu hesaplamak için Time metodunda hem ortalama hızı (saniyedeki ortalama) hem de frame size dikkate alınmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>2.c Örnek: Stationary Ortalama</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Stationary ortalama alırken overlap kullanmanın avantajını göstermek için Şekil 16&#8217;da gösterilen sinyali ele alalım. Ölçülen sinyal esas olarak bir sinüzoiddir, ancak aralıklarla yüksek frekanslı geçici eventlar barındırır. Nihai hedef, Simcenter Testlab&#8217;da stationary ortalamayı kullanarak bir ortalama frekans spektrumunu hesaplayıp sinyalin frekans içeriğini incelemektir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="984" height="1024" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-14-984x1024.png" alt="" class="wp-image-2912" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-14-984x1024.png 984w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-14-288x300.png 288w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-14-768x799.png 768w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-14-600x624.png 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-14-750x780.png 750w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-14.png 1040w" sizes="auto, (max-width: 984px) 100vw, 984px" /><figcaption><br><em><strong>Şekil 16: Üst: Orijinal sinyal; Aralıklarla daha yüksek frekans içeriği olan sinüs dalgası. Alt: geçici yüksek frekans içeriğinin ayrıntılı görünümü.</strong></em></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">İlk olarak, ölçülen sinyali overlap olmadan işlemeyi ve tekrar 1 saniyelik bir gözlem zaman bloğu kullandığımızı düşünelim. Bu, aşağıdaki Şekil 17&#8217;de gösterilen pencereleme senaryosunu oluşturur. Gözlem zaman blokları arasında overlap olmaması nedeniyle, Hanning pencereleri sinyalin yüksek frekanslı kısmını tamamen ortadan kaldırır. Sonuç olarak, bu spektral içerik, ortaya çıkan frekans spektrumunda kaybolacaktır!</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="670" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-15-1024x670.png" alt="" class="wp-image-2913" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-15-1024x670.png 1024w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-15-300x196.png 300w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-15-768x503.png 768w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-15-600x393.png 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-15-750x491.png 750w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-15.png 1418w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption><em><strong>Şekil 17: Orijinal sinyal (üstte), aralıklarla daha yüksek frekans içeriği olan bir sinüs dalgasıdır. Overlap olmadan (ortada) 1 saniyelik bir Hanning penceresi uygulanırsa bu altta yer alan pencereli sinyali ortaya çıkarır. Pencereli sinyal, orijinal sinyalin tüm içeriğini yansıtmaz.</strong></em></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Hanning pencerelerinin orijinal sinyal üzerindeki etkisini en aza indirmek için %50&#8217;lik bir overlap uygulanırsa (Şekil 18) T = 1 saniyelik bir gözlem süresiyle, %50 overlap, ikinci FFT hesaplamasının ilk gözlem zaman bloğunun yarısından başlayacağı anlamına gelir. Tek sayılı gözlem zaman blokları (1.blok, 3. blok, 5.blok vb.) , zamanın tamsayı değerlerinde (0 s, 1 s, 2 s, vb.) başlar. Çift sayılı gözlem zaman blokları ise (2.blok, 4.blok, 6. Blok vb.) ölçümün buçuklu saniyelerinde başlar (0,5 s, 1,5 s, 2,5 s, vb.).</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="817" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-16-1024x817.png" alt="" class="wp-image-2914" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-16-1024x817.png 1024w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-16-300x239.png 300w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-16-768x612.png 768w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-16-600x478.png 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-16-750x598.png 750w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-16.png 1367w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption><br><em><strong>Şekil 18: Hanning pencerelerinin %50 Overlap ile beraber kullanılması, Overlap olmayan durumdaki pencerelerin sıfırlama etkilerini düzeltir.</strong></em></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Tek sayılı gözlem zaman blokları sinyalin sinüzoid kısmını yakalayacak ve çift sayılı gözlemler ise sinyalin yüksek frekanslı kısmında ortalanacaktır. Tüm gözlemlerden (çift ve tek numaralı) elde edilen ortalama sinyal, neredeyse tüm orijinal sinyal içeriğini içerecektir (Şekil 19). Gözlem sürelerinin çakışmasına (overlap) dikkat edin, Overlap olmamasına kıyasla birim zaman başına daha fazla FFT hesaplaması olacaktır.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="600" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-17-1024x600.png" alt="" class="wp-image-2915" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-17-1024x600.png 1024w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-17-300x176.png 300w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-17-768x450.png 768w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-17-600x351.png 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-17-1536x899.png 1536w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-17-750x439.png 750w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-17.png 1795w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption><em><strong>Şekil 19: Ard arda gelen Hanning pencerelerine %50 oranında overlap uygulamak, Overlap olmayan durumdaki pencerelerin sıfırlama etkilerini düzeltir ve orijinal sinyalden gelen neredeyse tüm verilerin FFT hesaplamalarına dahil edilmesini sağlar.</strong></em></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Ortaya çıkan overlap etkisi, her iki işleme setinin ortalama frekans spektrumunda görülebilir (Şekil 20). %50 overlap uygulanarak, orijinal sinyalin yüksek frekans bileşeni tespit edilebilirken, %0 overlap durumunda sinyalin bu yüksek frekans bileşeni Hanning penceresi tarafından sıfırlanmıştır. İşlemimiz sırasında herhangi bir overlap olmadan Hanning penceresi uygulanmasının sonucu olarak, yüksek frekans içeriği ortalama frekans spektrumunda görünmez! </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="670" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-18-1024x670.png" alt="" class="wp-image-2916" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-18-1024x670.png 1024w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-18-300x196.png 300w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-18-768x502.png 768w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-18-600x393.png 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-18-750x491.png 750w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-18.png 1365w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption><em><strong>Şekil 20: Hem %0 Overlap (kırmızı) hem de %50 Ovarlap (yeşil) zaman sinyalleri için ortalama frekans spektrumu. Yalnızca %50 overlap kullanılarak hesaplanan spektrum, periyodik patlamaların yüksek frekans içeriğini yakalar. Bu içerik, %0 overlap kullanıldığında pencereler tarafından yok edilir.</strong></em></figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading">3. <strong>Simcenter Testlab ile Tracked İşleme ve Overlap</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>3.a Tracked İşleme Nedir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Stationary işlemede olduğu gibi hesaplama sonuçlarının ortalamasını almak ve tek bir grafik olarak göstermek yerine, tracked işlemedeki sonuçlar ayrı ayrı gösterilir ve zamana, rpm&#8217;e veya diğer izleme parametrelerine göre çizilir. Bu teknik, izleme parametresinin bir fonksiyonu olarak hesaplama sonucunun nasıl değiştiğini görmeyi mümkün kılar. Tracked işleme genellikle birden çok FFT sonucunu zamana veya rpm&#8217;e göre çizmek için kullanılır ve sonuçlar bir Waterfall grafiğinde veya Color Map’te gösterilir (Şekil 21c). İzleme parametresinin bir fonksiyonu olarak ilgilenilen büyüklüğün nasıl değiştiğini incelemek için izleme parametresine karşı overall level(OAL), psikoakustik loudness, RMS vb. gibi sonucu tek bir sayı olan metrikleri hesaplamak da mümkündür.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="709" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-19-1024x709.png" alt="" class="wp-image-2917" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-19-1024x709.png 1024w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-19-300x208.png 300w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-19-768x532.png 768w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-19-600x415.png 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-19-750x519.png 750w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-19.png 1046w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption><br><em><strong>Şekil 21: Zamanla değişen bir sinyal, çok sayıda gözlem zaman bloğu kullanılarak frekans alanına dönüştürülebilir (Şekil 21a). Bu zaman bloklarının tek tek FFT&#8217;leri, bir izleme parametresi (zaman, rpm, vb.) için bir eksen ile 3 boyutlu bir Waterfall grafiğinde çizilebilir (Şekil 21b). Bu, Simcenter Testlab&#8217;da Tracked işleme olarak bilinir.</strong></em></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>3.b Tracked İşlemede Overlap Nasıl Uygulanır?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Simcenter Testlab&#8217;da, Troughput Processing’in Acquisitions Parameters iletişim kutusunda işleme türü (Stationary veya Tracked) seçilir. Seçim, aşağıdaki Şekil 22&#8217;de gösterildiği gibi Measurement mode açılır menüsünde yapılır.</p>



<div class="wp-block-image"><figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="457" height="437" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-20.png" alt="" class="wp-image-2918" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-20.png 457w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-20-300x287.png 300w" sizes="auto, (max-width: 457px) 100vw, 457px" /><figcaption><br><em><strong>Şekil 22: Measurement mode, tracked veya stationary işlemeyi belirler.</strong></em></figcaption></figure></div>



<p class="wp-block-paragraph">Tracked işleme seçildikten sonra, kullanıcı Tracking Method’u seçebilir.&nbsp;Seçenekler Free Run, Tacho, Time, Static ve Event’tır.&nbsp;Tacho yöntemi&nbsp;burada ele alınmayacaktır.&nbsp;Event, kullanıcının yalnızca veriler tarafından belirli kriterler karşılandığında (tetikleme gibi) ortalamaları hesaplamasına izin verir. Statik ise sıcaklık gibi statik bir kanalda izleme yapılmasına olanak tanır.&nbsp;Bu seçenekler daha az kullanılır ve burada tartışılmayacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Stationary işlemede olduğu gibi, belirli bir overlap yüzdesiyle tracked işlemeyi gerçekleştirmenin en kolay yolu, aşağıdaki Şekil 23&#8217;te gösterildiği gibi, kullanıcının overlap’i doğrudan arayüzde belirlemesine izin veren Free Run modunu seçmektir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="699" height="287" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-21.png" alt="" class="wp-image-2919" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-21.png 699w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-21-300x123.png 300w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-21-600x246.png 600w" sizes="auto, (max-width: 699px) 100vw, 699px" /><figcaption><em><strong>Şekil 23: Tracking method’u Free Run olarak belirlemek, kullanıcının overlap yüzdesini doğrudan girmesine olanak tanır.</strong></em></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Burada kullanıcı, Stationary işlemede olduğu gibi ortalama sayısından ziyade işlemin süresini belirtir. Tüm zaman verisinin işlenmesini sağlamak için girilen süre en az ölçüm kadar uzun olmalıdır. Overlap %&#8217;si girildiğinde Testlab, uygun overlap’i sağlamak için Frame Size’a göre FFT sayısını otomatik olarak ayarlayacaktır. </p>



<p class="wp-block-paragraph"><br>Tracked işlemede Time metodunun kullanılması, stationary işlemedeki kullanımına oldukça benzer. Tracked işlemede, kullanıcı, hesaplamalar arasındaki süre olan bir increment belirtir. Bu değer ard arda gelen iki gözlem zaman bloğunun başlangıçları arasındaki zamanı ifade eder. Aşağıdaki Şekil 24&#8217;te gösterildiği gibi bu 0,5 saniyeye ayarlanırsa, bir gözlem zaman bloğunun ne kadar uzun olduğuna bakılmaksızın her 0,5 saniyede bir gözlem zaman bloğu başlatılacaktır. Stationary işlemeye benzer şekilde, tracked işlemedeki overlap miktarı, Time tracking metodunu kullanırken hem increment’ın hem de frame size’ın bir fonksiyonu olacaktır. Yani frame size (gözlem zaman bloğu süresi) bilinen frekans çözünürlüğünün tersi olduğuna göre, gözlem zaman bloklarının başlangıçları arasındaki süre olan increment girilerek overlap belirlenebilir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="443" height="197" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-22.png" alt="" class="wp-image-2920" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-22.png 443w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-22-300x133.png 300w" sizes="auto, (max-width: 443px) 100vw, 443px" /><figcaption><em><strong>Şekil 24: Time tracking metodunda, kullanıcı increment’ı (gözlem zaman bloklarının başlangıçları arasındaki süreyi) belirler ve overlap, increment ve frame size ‘ın bir fonksiyonu olacaktır.</strong></em></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>3.c Tracked İşleme Örnekleri</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir ölçüm için zamana karşı bir metrik hesaplanırken (yani overall, RMS, loudness, vb.), tıpkı stationary işlemede olduğu gibi overlap uygulanabilir.&nbsp;Tracked işlemede, Simcenter Testlab&#8217;da belirli bir overlap miktarını uygulamak için iki ana seçenek veya teknik vardır: Free Run ve Time.&nbsp;Bununla birlikte, iki tekniğin ortaya çıkan veriler üzerinde zıt etkileri vardır.&nbsp;Bu etkiler aşağıdaki örneklerde ele alınmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>3.c.1 Veri Noktalarının Sayısını Arttırmak İçin Overlap Kullanmak</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Free Run: Free Run metodunda, overlap miktarı doğrudan kullanıcı tarafından belirlenir. Overlap yüzdesinin arttırılması, aynı kayıt uzunluğu için daha fazla sayıda FFT hesaplaması ile sonuçlanır. Bu artış, hesaplanan metriğin zamana göre değişimine dair daha ayrıntılı bilgi sahibi olmamızı sağlar: belirli bir kayıt uzunluğu için ne kadar çok veri noktası hesaplanırsa, zamana göre o kadar ayrıntılı bir sinyal elde edilir. Bu etki aşağıda Şekil 25&#8217;te gösterilmektedir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="729" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-23-1024x729.png" alt="" class="wp-image-2921" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-23-1024x729.png 1024w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-23-300x214.png 300w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-23-768x547.png 768w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-23-600x427.png 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-23-750x534.png 750w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-23.png 1367w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption><br><em><strong>Şekil 25: Artan overlap’in zamana karşı overall hesaplamaları üzerindeki etkisi. Artan overlap, daha fazla veri noktasıyla sonuçlanır, bu da zamana (kırmızı) göre overall değişimine daha fazla ayrıntı getirir. Overlap uygulanmazsa, daha az veri noktası hesaplanır, bu da zamana göre daha az ayrıntı (yeşil) sağlar.</strong></em></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Overall, farklı overlap miktarları ile hesaplanmıştır: %0, %50 ve %90.&nbsp;Overall miktarının arttırılması, Şekil 25&#8217;te gösterildiği gibi daha fazla değerin hesaplanmasıyla sonuçlanır. Overlap olmayan (yeşil) overall &#8211; zaman fonksiyonu 31 veri noktasına sahiptir.&nbsp;%50 Overlap’de (mavi) , aynı kayıt uzunluğu için 61 veri noktası bulunmaktadır.&nbsp;Veri noktalarının sayısı, %90 overlap’de (kırmızı) 301&#8217;e çıkar.&nbsp;Üç grafiğin kesiştiği yerlerde değerlerin aynı olduğuna dikkat edin.&nbsp;Overlap’i artırmak, overall’un zamana karşı nasıl dalgalandığı konusunda daha fazla bilgi sağlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>3.c.2 Genlik Dalgalanmalarını Yumuşatmak İçin Overlap Kullanmak</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Time: Time tracking metodu seçildiğinde, kullanıcı sabit bir increment belirtir. Sonuç olarak, işlenen verilerin tümü, aynı kayıt uzunluğunda, overlap miktarına bakılmaksızın kabaca aynı sayıda veri noktasına sahip olacaktır. Bununla birlikte, hesaplamalar arasındaki increment sabit olduğundan, kullanıcının overlap miktarını değiştirmek için frame size veya gözlem süresini değiştirmesi gerekir. Overlap’i arttırmak, daha uzun bir çerçeve kullanmak anlamına gelir; bu, FFT hesaplamaları için daha iyi (daha küçük) bir frekans çözünürlüğü kullanarak sağlanabilir ve hesaplanan değerlerin trendine bir yumuşatma etkisi uygulanmış olur (bkz. Şekil 26).    </p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="772" src="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-24-1024x772.png" alt="" class="wp-image-2922" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-24-1024x772.png 1024w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-24-300x226.png 300w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-24-768x579.png 768w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-24-600x452.png 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-24-750x565.png 750w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2022/06/image-24.png 1390w" sizes="auto, (max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /><figcaption><br><em><strong>Şekil 26: Sabit bir increment’da farklı miktarda overlap’lerin etkisi. Overlap’i oluşturmak için gereken daha uzun frame size, kabaca aynı sayıda veri noktasını korurken, genlik değişimi üzerinde bir yumuşatma etkisine (kırmızı) sahiptir. Overlap olmadan, genlik değişimi çok daha fazladır (yeşil).</strong></em></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Overlap’i artırmak, aynı increment değerinde daha fazla veri noktası sağlar, bu da trendi basitleştirir ve genlik dalgalanmasını ortadan kaldırır. Bu örnekte, zamana karşı overall’daki değişikliklerin ayrıntısını korumak için increment 0,1 saniyeye ayarlandı. %0 overlap grafiği (yeşil), 0,1 saniyelik bir çerçeveye sahiptir ve genlik değerleri noktadan noktaya önemli ölçüde değişmektedir. %50 overlap (mavi) için çerçeve 0,2 saniyeye yükseltilir yani iki katına çıkarılır. Böylece sabit increment ile veri noktası sayısı korunmuş olur. Veri noktaları arasında çok daha yumuşak bir geçiş sağlayan %90 overlap (kırmızı) için, tam bir saniyelik frame size gerekir. Şekil 26&#8217;daki tüm grafiklerin kabaca aynı sayıda veri noktasına (yaklaşık 300) sahip olduğuna dikkat edilmelidir.</p>
<p><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fblog.dta.com.tr%2Foverlap-nedir-nicin-ve-nasil-kullanilir%2F&amp;linkname=Overlap%20Nedir%3F%20Ni%C3%A7in%20ve%20Nas%C4%B1l%20Kullan%C4%B1l%C4%B1r%3F" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Fblog.dta.com.tr%2Foverlap-nedir-nicin-ve-nasil-kullanilir%2F&amp;linkname=Overlap%20Nedir%3F%20Ni%C3%A7in%20ve%20Nas%C4%B1l%20Kullan%C4%B1l%C4%B1r%3F" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=https%3A%2F%2Fblog.dta.com.tr%2Foverlap-nedir-nicin-ve-nasil-kullanilir%2F&amp;linkname=Overlap%20Nedir%3F%20Ni%C3%A7in%20ve%20Nas%C4%B1l%20Kullan%C4%B1l%C4%B1r%3F" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://blog.dta.com.tr/overlap-nedir-nicin-ve-nasil-kullanilir/">Overlap Nedir? Niçin ve Nasıl Kullanılır?</a> appeared first on <a href="https://blog.dta.com.tr">Blog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Pencereler ve Spektral Sızıntı (Leakage)</title>
		<link>https://blog.dta.com.tr/pencereler-ve-spektral-sizinti-leakage/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[marketing]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2020 07:00:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Simcenter Testlab]]></category>
		<category><![CDATA[Test Sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[FFT]]></category>
		<category><![CDATA[Fourier Dönüşümü]]></category>
		<category><![CDATA[leakage]]></category>
		<category><![CDATA[non-periodic signal]]></category>
		<category><![CDATA[pencereler]]></category>
		<category><![CDATA[periodic signal]]></category>
		<category><![CDATA[periyodik olmayan sinyal]]></category>
		<category><![CDATA[periyodik sinyal]]></category>
		<category><![CDATA[Sine Wave]]></category>
		<category><![CDATA[sinüs dalgası]]></category>
		<category><![CDATA[sinüzoidal]]></category>
		<category><![CDATA[sızıntı]]></category>
		<category><![CDATA[window]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://blog.dta.com.tr/?p=1775</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu makalede, sızıntıya neyin neden olduğu, neye benzediği ve Fourier Dönüşümü gerçekleştirmeden önce zaman alanındaki bir sinyali yumuşatarak sızıntının etkilerini azaltmak için pencerelerin nasıl kullanılacağı&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://blog.dta.com.tr/pencereler-ve-spektral-sizinti-leakage/">Pencereler ve Spektral Sızıntı (Leakage)</a> appeared first on <a href="https://blog.dta.com.tr">Blog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu makalede, sızıntıya neyin neden olduğu, neye benzediği ve <a href="http://blog.dta.com.tr/fourier-donusumu-nedir/">Fourier Dönüşümü</a> gerçekleştirmeden önce zaman alanındaki bir sinyali yumuşatarak sızıntının etkilerini azaltmak için pencerelerin nasıl kullanılacağı açıklanmaktadır.</p>
<p><strong>Sinüs Dalga Örneği</strong></p>
<p>Bir sinüs dalgasını örnek alın. Analizörünüzün, Şekil 1&#8217;de gösterildiği gibi 1Hz frekans çözünürlüğüne neden olacak bir Hızlı Fourier Dönüşümü (FFT) yapmak üzere ayarlandığını varsayalım. Frekans çözünürlüğü ayarı, bilgisayarın yalnızca her 1Hz&#8217;de veri görüntüleyebileceği anlamına gelir.</p>
<p><figure id="attachment_1785" aria-describedby="caption-attachment-1785" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1785" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/sine_wave_FFT_analysis.jpg" alt="" width="600" height="415" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/sine_wave_FFT_analysis.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/sine_wave_FFT_analysis-300x208.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1785" class="wp-caption-text">Şekil 1: Solda 3Hz sinüs dalgası 1Hz frekans çözünürlüklü FFT işleminde doğru genliğe sahiptir. Sağda, sinüs dalgası, frekans çözünürlüğünün tamsayı katı olmadığı durumda nasıl gözükür?</figcaption></figure></p>
<p>Şekil 1&#8217;den aşağıdakiler gözlemlenebilir:</p>
<p>&#8211; Sol tarafta, frekans alanında üç Hertz sinüs dalgasını görüntülemekte sorun yoktur. Üç Hertz spektral çizgisinde, genlik tam olarak 5 Volttur. Üç Hertz, 1Hz frekans çözünürlüğünün tam sayı katıdır.<br />
&#8211; Sağ tarafta, 2.5 Hertz sinüs dalgasının nasıl temsil edilebileceği net değil. Bilgisayar, veri toplama ayarları nedeniyle, yalnızca her 1Hz&#8217;de veri görüntüleyebilir. Verilerin 2,5 Hertz&#8217;de görüntülenmesi bir olasılık değildir.</p>
<p>Veriler 2.5 Hertz&#8217;de görüntülenemediğinden, 2.5 Hertz sinyali Şekil 2&#8217;de gösterildiği gibi sıfır Hertz&#8217;den tam bant genişliğine sızacaktır.</p>
<p><figure id="attachment_1780" aria-describedby="caption-attachment-1780" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1780" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/frekans_cozunurlugu.jpg" alt="" width="600" height="441" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/frekans_cozunurlugu.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/frekans_cozunurlugu-300x221.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1780" class="wp-caption-text">Şekil 2: Sinüs dalgasının frekans spektrumu ile frekans çözünürlüğü ile hizalanması (kırmızı), frekans çözünürlüğü ile hizalanmaması (yeşil)</figcaption></figure></p>
<p>Sızıntı olan bir sinyal (Şekil 2&#8217;de yeşil), sızıntı olmayan bir sinyale (Şekil 2&#8217;de kırmızı) göre daha düşük genliğe ve daha geniş bir frekans tepkisine sahiptir. Bu, frekans alanında sinyalin doğru şekilde ölçülmesini zorlaştırır.</p>
<p><strong>Sızıntı (Leakage)</strong></p>
<p>Sızıntı neden tüm frekans aralığını etkiler? Bu durum, sinyalin, ölçüm zaman çerçevesine göre periyodik olup olmadığı ile ilgilidir.</p>
<p><em><strong>Periyodik Sinyaller</strong></em><br />
Periyodik bir sinyal belirli özelliklere sahiptir.Şekil 3&#8217;teki ölçümü düşünün.</p>
<p><figure id="attachment_1784" aria-describedby="caption-attachment-1784" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1784" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/periodic_signal-1.jpg" alt="" width="600" height="358" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/periodic_signal-1.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/periodic_signal-1-300x179.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1784" class="wp-caption-text">Şekil 3: Periyodik sinyaller- Yakalanan sinyalin tekrarlanması ve uç uca eklenmesi ile orijinal sinyal yeniden oluşturulur.</figcaption></figure></p>
<p>Sinüs dalgasının ölçümü yapılır. Veri toplama için belirtilen çerçeve boyutuna (ölçüm süresine) bağlı olarak, orijinal sinüs sinyalinin sadece küçük bir miktarının yakalandığına dikkat edin. Buna Şekil 3&#8217;te &#8220;yakalanan sinyal&#8221; denir.</p>
<p>Daha sonra &#8220;yakalanan sinyal&#8221; tekrarlanır ve uç uca eklenir, buna Şekil 3&#8217;te &#8220;tekrarlanan sinyal&#8221; denir. Tekrarlanan sinyal orijinal sinüs dalgasına benziyorsa, yakalanan sinyal periyodiktir.</p>
<p>Yakalanan sinyal neden tekrar tekrar kopyalanır? Bu, FFT&#8217;nin dayandığı Fourier Dönüşümü (Denklem 1) üzerindeki integral aralığından kaynaklanmaktadır:</p>
<p><figure id="attachment_1779" aria-describedby="caption-attachment-1779" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1779" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/denklem.jpg" alt="" width="600" height="118" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/denklem.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/denklem-300x59.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1779" class="wp-caption-text">Denklem : Fourier dönüşümü, eksi sonsuzdan artı sonsuz integral aralığına sahiptir.</figcaption></figure></p>
<p>İntegralin aralığı eksi sonsuzdan artı sonsuza gider, bu nedenle bu denklemi sağlamak için küçük kesilmiş aralığın tekrarlanması gerekir.</p>
<p>Böylece FFT algoritması, Fourier Dönüşümü&#8217;nü gerçekleştirmek ve bir frekans spektrumu üretmek için az miktarda yakalanan veriyi alır ve tekrarlar. Bu sinyalin önceki ve sonraki tüm zamanlar için tekrarlandığını varsayar.</p>
<p>Bu durumda, sinyal periyodiktir ve elde edilen frekans spektrumunda sızıntı (leakage) oluşmayacaktır.</p>
<p><em><strong>Periyodik Olmayan Sinyaller</strong></em></p>
<p>Sadece ölçüm süresi küçük oranda değiştirilerek, yakalanan sinyal Şekil 4’te gösterildiği gibi periyodik olmayacaktır.</p>
<p><figure id="attachment_1783" aria-describedby="caption-attachment-1783" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1783" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/non-periodic_signal-1.jpg" alt="" width="600" height="388" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/non-periodic_signal-1.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/non-periodic_signal-1-300x194.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1783" class="wp-caption-text">Şekil 4: Periyodik olmayan ölçüm süresi örneği.</figcaption></figure></p>
<p>Yakalanan her sinyalin sonunda ani geçişler vardır. Şekil 4&#8217;te kırmızı ile daire içine alınmış bu keskin geçişler geniş bir frekans tepkisine sahiptir. Zaman alanındaki kısa geçici sinyaller, Şekil 5&#8217;te gösterildiği gibi yüksek, geniş bant frekans içeriği üretir.</p>
<p><figure id="attachment_1789" aria-describedby="caption-attachment-1789" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1789" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/zaman_frekans.jpg" alt="" width="600" height="147" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/zaman_frekans.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/zaman_frekans-300x74.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1789" class="wp-caption-text">Şekil 5: Zaman alanındaki keskin anlık dalga (sol) geniş frekans tepkisine (sağ) sahiptir.</figcaption></figure></p>
<p>Sonuçta elde edilen spektrum yeşil renkte Şekil 6&#8217;da gösterildiği gibi geniş bant yanıtı ve sinüzoidal yanıta sahip olacaktır.</p>
<p><figure id="attachment_1786" aria-describedby="caption-attachment-1786" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1786" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/sizinti.jpg" alt="" width="600" height="444" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/sizinti.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/sizinti-300x222.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1786" class="wp-caption-text">Şekil 6: Tekrar eden sinyaldeki keskin süreksiz dalgalar, sızıntı oluşturur. (Yeşil eğri)</figcaption></figure></p>
<p>Çoğu zaman elde edilen sinyal ölçüm süresi ile periyodik değildir. Çalışan bir motor veya pompa normalde ölçüm süresinin tam katı olan frekans içeriği üretmez. Motor veya pompanın çalışması veri toplama ayarlarından etkilenmez.</p>
<p>Kontrollü deneylerde,sarsıcı ile yapılan bir modal analiz gibi, ölçüm, sızıntıyı ortadan kaldırmak için bir kaynak ile senkronize edilebilir.</p>
<p>Ölçümlerin büyük çoğunluğu periyodik olmayan sinyallere sahip olacağı için, bu durumlarda “Sızıntının nasıl en aza indirileceği?” sorusu akla gelir.</p>
<p><strong>Pencereler</strong></p>
<p>Sızıntıyı azaltmak için, verilere pencere adı verilen matematiksel bir işlev uygulanır. Pencere, yeniden oluşturulan sinyaldeki keskin geçişi olabildiğince azaltmak için tasarlanmıştır.</p>
<p>Pencereler tipik olarak sıfır değerinde başlayan, bir değere hareket eden ve sonra bir kare üzerinde sıfır değerine dönen işlevler olarak şekillendirilir. Yakalanan sinyal, Şekil 7&#8217;de gösterildiği gibi pencere ile çarpılır.</p>
<p><figure id="attachment_1777" aria-describedby="caption-attachment-1777" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1777" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/applying_window.jpg" alt="" width="600" height="580" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/applying_window.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/applying_window-300x290.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1777" class="wp-caption-text">Şekil 7: Ölçülen sinyal (üst), pencere (orta) ile çarpılarak, pencereleme işleminden geçmiş sinyal (alt) ile sonuçlanır.</figcaption></figure></p>
<p>Pencerelenen sinyal daha sonra Şekil 8’de gösterildiği gibi tekrarlanır ve uç uca eklenir. Tekrarlanan sinyal orijinal sinyale uymasa bile, keskin geçişler giderildiğine (sarı daire içine alınmış) ve yumuşatıldığına dikkat edin.</p>
<p><figure id="attachment_1788" aria-describedby="caption-attachment-1788" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1788" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/windowed_signal.jpg" alt="" width="600" height="391" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/windowed_signal.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/windowed_signal-300x196.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1788" class="wp-caption-text">Şekil 8: Yakalanan sinyale pencere uygulandıktan sonra, keskin geçişler giderilmiştir.</figcaption></figure></p>
<p>Keskin geçişler azaltıldığı ve düzeltildiği için, spektral sızıntının geniş bant frekansı da azalır.</p>
<p><strong>Sızıntıyı Azaltma Avantajı</strong></p>
<p>Orijinal sinyalle uyuşmuyorsa, sinyali neden bir pencere ile çarpalım?<br />
Faydası, yakalanan sinyalin mükemmel bir şekilde kopyalanması değildir. Ana fayda, sızıntının artık ölçümün tüm frekans bant genişliğini etkilemek yerine daha küçük bir frekans aralığında sınırlanmasıdır.<br />
Bunun iyileştirilmesi, sızıntının frekans aralığını Şekil 9’da gösterildiği gibi düşürmektedir.</p>
<p><figure id="attachment_1782" aria-describedby="caption-attachment-1782" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1782" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/no_leakage.jpg" alt="" width="600" height="444" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/no_leakage.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/no_leakage-300x222.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1782" class="wp-caption-text">Şekil 9: Sızıntı olamayan periyodik sinüs dalgası(kırmızı), sızıntı olan periyodik olmayan sinüs dalgası (yeşil), pencerelenerek sızıntı azaltılmış periyodik olmayan sinüs dalgası (mavi)</figcaption></figure></p>
<p>Sızıntı daha küçük bir frekans aralığına yayıldığında, RMS gibi analiz hesaplamaları yapmak daha doğru sonuçlar verir.</p>
<p><a href="http://www.dta.com.tr/lmstestlab_tr.htm">Simcenter Testlab</a>’da, doublex cursor, RMS hesaplamak için kullanılabilir. Spektral sızıntı azaldığı için, bir operatörün cursorlarını daha dar bir frekans aralığına yerleştirmesi daha kolaydır.</p>
<p>Şekil 10’da sızıntı bütün frekans aralığının üzerinde olduğu için, double X cursorla penceresiz sinüs dalgasının sınırlı bir frekans aralığı üzerinden, uygun RMS genlik hesaplamak imkansızdır. Bu nedenle RMS genliği doğru değildir.</p>
<p><figure id="attachment_1778" aria-describedby="caption-attachment-1778" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1778" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/curve_RMS.jpg" alt="" width="600" height="431" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/curve_RMS.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/curve_RMS-300x216.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1778" class="wp-caption-text">Şekil 10: Periyodik sinüs dalgasında (kırmızı) RMS genliği belirleme. Pencerelenmiş sinüs dalgasının (mavi) RMS hesabı periyodik olmayan sızıntılı sinüs sinyalinden (yeşil) çok daha kolaydır.</figcaption></figure></p>
<p>Gerçekte olan ölçümlerde, genellikle birçok farklı frekans vardır. Bir pencere uygulanmadan, bu frekanslar birbirine sızarak imkansız olmasa bile, tekil piklerin gerçek genliğinin belirlenmesini çok zorlaştırır. Şekil 11&#8217;de, pencereli ve penceresiz iki farklı ton sızıntı üst üste binmiştir.</p>
<p><figure id="attachment_1787" aria-describedby="caption-attachment-1787" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1787" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/two_tones.jpg" alt="" width="600" height="479" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/two_tones.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/two_tones-300x240.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1787" class="wp-caption-text">Şekil 11: Sızıntı olan(yeşil) ve pencere uygulanmış (mavi) iki farklı ton.</figcaption></figure></p>
<p>İki yakın aralıklı sinüs formu durumunda, pencere her formuayırt etmeyi kolaylaştırır, böylece uygun bir analiz yapılabilir.</p>
<p><strong>Pencere Çeşitleri</strong></p>
<p>Her biri belirli durumlar için optimize edilmiş farklı <a href="http://blog.dta.com.tr/window-tipleri-hanning-flattop-uniform-tukey-ve-exponential/">pencere çeşitleri</a> vardır. Bazı pencereler şunları içerir:</p>
<p>&#8211; Hanning- Genel veri analizi, frekans ve genlik doğruluğu arasında iyi dengeleme için kullanılır.<br />
&#8211; Flattop- Genlik için mükemmel doğruluk, genellikle kalibrasyonda kullanılır.<br />
&#8211; Tukey- Anlık olaylar için kullanılır.<br />
&#8211; Exponential- Çekiç darbeli modal testinde kullanılır, ölçüme yapay sönümleme eklemeye dikkat edin.<br />
&#8211; Uniform- “Penceresiz” demenin başka bir yoludur.</p>
<p>Ölçüm durumuna bağlı olarak uygun pencere uygulanabilir.</p>
<p><em>Sonuç</em><br />
Spektral sızıntı, pencereler uygulanarak çözülebilen dijital sinyal işlemede bir zorluktur:<br />
&#8211; Sızıntı, periyodik olmayan verilerin dijital Fourier dönüşümü ile oluşur.<br />
&#8211; Sızıntı, sinyalin, ölçümün tüm frekans aralığında yeniden dağıtılmasına neden olur.<br />
&#8211; Pencereler, zaman alanı sinyalini yumuşatarak sızıntının etkilerini en aza indirmeye yardımcı olabilir, ancak sızıntıyı tamamen ortadan kaldıramaz.</p>
<p>Uygulama hakkında sorularınız için DTA Mühendislik Test Bölümü mühendisleriyle <a href="http://www.dta.com.tr/iletisim.html">iletişime geçebilirsiniz</a>.</p>
<p><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fblog.dta.com.tr%2Fpencereler-ve-spektral-sizinti-leakage%2F&amp;linkname=Pencereler%20ve%20Spektral%20S%C4%B1z%C4%B1nt%C4%B1%20%28Leakage%29" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Fblog.dta.com.tr%2Fpencereler-ve-spektral-sizinti-leakage%2F&amp;linkname=Pencereler%20ve%20Spektral%20S%C4%B1z%C4%B1nt%C4%B1%20%28Leakage%29" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=https%3A%2F%2Fblog.dta.com.tr%2Fpencereler-ve-spektral-sizinti-leakage%2F&amp;linkname=Pencereler%20ve%20Spektral%20S%C4%B1z%C4%B1nt%C4%B1%20%28Leakage%29" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://blog.dta.com.tr/pencereler-ve-spektral-sizinti-leakage/">Pencereler ve Spektral Sızıntı (Leakage)</a> appeared first on <a href="https://blog.dta.com.tr">Blog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fourier Dönüşümü Nedir?</title>
		<link>https://blog.dta.com.tr/fourier-donusumu-nedir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[marketing]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2020 10:42:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Simcenter Testlab]]></category>
		<category><![CDATA[Test Sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[AutopowerSpectrum]]></category>
		<category><![CDATA[DampedTransient]]></category>
		<category><![CDATA[DFT]]></category>
		<category><![CDATA[DiscreteFourierTransform]]></category>
		<category><![CDATA[FastFourierTransform]]></category>
		<category><![CDATA[FFT]]></category>
		<category><![CDATA[Fourier Dönüşümü]]></category>
		<category><![CDATA[Fourier Transform]]></category>
		<category><![CDATA[Impulse]]></category>
		<category><![CDATA[Offset]]></category>
		<category><![CDATA[random]]></category>
		<category><![CDATA[Sine Wave]]></category>
		<category><![CDATA[SquareWave]]></category>
		<category><![CDATA[titreşim analizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://blog.dta.com.tr/?p=1616</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fourier Dönüşümü, titreşim analizi, ses mühendisliği ve görüntü işleme gibi birçok alanda kullanılan önemli bir matematiksel araçtır. Fourier Dönüşümü neden önemlidir ? Fourier Dönüşümü, zaman&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://blog.dta.com.tr/fourier-donusumu-nedir/">Fourier Dönüşümü Nedir?</a> appeared first on <a href="https://blog.dta.com.tr">Blog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h3>Fourier Dönüşümü, <a href="http://www.dta.com.tr/lmstestxpress_tr.htm">titreşim analizi, ses mühendisliği ve görüntü işleme</a> gibi birçok alanda kullanılan önemli bir matematiksel araçtır.</h3>
<p>Fourier Dönüşümü neden önemlidir ? Fourier Dönüşümü, zaman alanındaki bir sinyali frekans alanına dönüştürmek için kullanılır. Bu durum sinyalin anlaşılmasını kolaylaştırır.</p>
<p>Bu yazı Fourier Dönüşümünün kısa bir tarihini, arka planını, bazı örnekleri ve uygulamaları içermektedir.</p>
<h4><strong>Tarih</strong></h4>
<p>Fourier Dönüşümü ısı akışı analizinin başlangıcından, birçok farklı alanda yaygın kullanımına kadar, 200 yıldan daha eskidir.</p>
<h4><strong>Kökeni</strong></h4>
<p>Fourier Dönüşümü adını Fransız matematikçi Jean-Baptiste Joseph Fourier’den (Şekil 1) almaktadır. 1807’de herhangi bir fonksiyonun, sinüs ve kosinüs fonksiyonlarının toplamı olarak yazılabileceğini buldu.</p>
<p><figure id="attachment_1618" aria-describedby="caption-attachment-1618" style="width: 400px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1618" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/fourier.jpg" alt="" width="400" height="487" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/fourier.jpg 400w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/fourier-246x300.jpg 246w" sizes="auto, (max-width: 400px) 100vw, 400px" /><figcaption id="caption-attachment-1618" class="wp-caption-text">Şekil 1 : Jean-Baptiste Joseph Fourier (1768-1830)</figcaption></figure></p>
<p>Fourier, bu bulgularını Analytical Theory of Heat kapsamında 1822’de yayınlandı.<br />
Daha sonrasında integral kullanarak,Fourier serisini oluşturan bireysel sinüs ve kosinüs dalgalarının genliğinin belirlenmesinin mümkün olduğunu keşfedildi. Bu,Fourier Dönüşümü olarak anılmaya başlandı.</p>
<h4><strong>Fourier Dönüşümü Dijitalleşiyor</strong></h4>
<p>Günümüzde yaygın olarak bilgisayar tabanlı uygulamalarda iki tip Fourier Dönüşümü kullanılmaktadır. İlki  DiscreteFourierTransform (DFT) diğeri ise FastFourierTransform (FFT).</p>
<p>1. <em>DiscreteFourierTransform</em>, ayrık bir zaman bloğu üzerinde bir Fourier Dönüşümü gerçekleştirir. Bir DFT, rastgele sayıda veri noktasından oluşan herhangi bir zaman sinyalinde gerçekleştirilebilir.</p>
<p>2. <em>FFT</em>, hesaplamalı olarak verimli bir şekilde DFT gerçekleştiren bir algoritmadır. Analiz edilen zaman bloğunda ikinin katları kadar örnek gerektirir. (512, 1024, 2048).</p>
<h4><strong>Fourier Dönüşümünün Temelleri</strong></h4>
<p>Fourier, herhangi bir sinyalin, farklı genlikteki ve fazdaki sinüs dalga serileri ile ifade edilebileceğini gösterdi. Örneğin, aşağıda gösterilen mor renkli sinyal (Şekil 2) 3 adet sinüs dalgasının toplamıdır.</p>
<p><figure id="attachment_1624" aria-describedby="caption-attachment-1624" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1624" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/karmasik_sinyal.jpg" alt="" width="600" height="146" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/karmasik_sinyal.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/karmasik_sinyal-300x73.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1624" class="wp-caption-text">Şekil 2: Bir karmaşık sinyal (mor, sol) bireysel sinüs dalgalarının (kırmızı,yeşil,siyah) toplamıdır.</figcaption></figure></p>
<p>Fourier Dönüşümü, orijinal zaman sinyalinin sinüzoitlere ayrılmasını mümkün kılar. Her sinüzoidin ilişkili bir genliği, fazı ve frekansı vardır. Bu, aşağıdaki Şekil 3’te gösterilmektedir.</p>
<p><figure id="attachment_1619" aria-describedby="caption-attachment-1619" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1619" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/fourier_donusumu.jpg" alt="" width="600" height="335" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/fourier_donusumu.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/fourier_donusumu-300x168.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1619" class="wp-caption-text">Şekil 3:Fourier Dönüşümü karmaşık zaman sinyalinin (sol taraf) frekans alanında (sağ taraf) görüntülenmesine izin verir.</figcaption></figure></p>
<p>Şekil 3&#8217;te, zaman alanındaki karmaşık görünümlü bir dalga formunun, frekans alanındaki üç dikey çizgi ile temsil edilebildiği görülebilir. Frekans alanındaki bu basit gösterim, anahtar frekansların tanımlanmasına yardımcı olur.</p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 14pt;"><em>&#8221; Fourier Dönüşümü, karmaşık zaman sinyallerini frekans bileşenlerine ayırarak kolay anlaşılmasını sağlar.&#8221;</em></span></p>
<p>Frekans alanından zaman alanına geçerken hiçbir veri kaybolmaz.</p>
<h4><strong>Fourier Dönüşümü Denklemi</strong></h4>
<p>Fourier Dönüşümü için analitik denklem aşağıda verilmiştir.</p>
<p><figure id="attachment_1620" aria-describedby="caption-attachment-1620" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1620" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/fourier_donusumu_denklemi.jpg" alt="" width="600" height="259" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/fourier_donusumu_denklemi.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/fourier_donusumu_denklemi-300x130.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1620" class="wp-caption-text">Denklem 1:Fourier Dönüşümü</figcaption></figure></p>
<p>&#8211; Sx(f), frekans alanında Fourier Dönüşümünün çıktısıdır.<br />
&#8211; x(t), zaman alanı fonksiyonudur.<br />
&#8211; 2πf, saniyede radyan cinsinden frekanstır.</p>
<h4><strong>Karmaşık Sayılar</strong></h4>
<p>Fourier dönüşümünün çıktısı, frekans spektrumundaki bir frekansa, genliğe ve faza karşılık gelen bir dizi karmaşık sayıdır. Karmaşık sayılar a+jb formatındadır. a harfi karmaşık sayısının gerçek kısmını belirtirken, b ise imajiner kısmıdır.</p>
<p>Karmaşık sayılar, Şekil 4’te gösterildiği gibi orijinal zaman sinyalindeki frekans bileşenlerinin genliği ve fazı hakkında bilgi içerir. Karmaşık sayının genliği hipotenüstür. Faz θ açısıdır.</p>
<p><figure id="attachment_1623" aria-describedby="caption-attachment-1623" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1623" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/karmasik_duzlem.jpg" alt="" width="600" height="366" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/karmasik_duzlem.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/karmasik_duzlem-300x183.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1623" class="wp-caption-text">Şekil 4 : Karmaşık Düzlem</figcaption></figure></p>
<p>Denklem 2 ve 3, gerçek ve imajiner değerler ile genlik ve faz arasındaki ilişkiyi gösterir.</p>
<p><figure id="attachment_1622" aria-describedby="caption-attachment-1622" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1622" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/genlik_faz_iliskisi.jpg" alt="" width="600" height="233" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/genlik_faz_iliskisi.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/genlik_faz_iliskisi-300x117.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1622" class="wp-caption-text">Denklem 2 ve 3 : Karmaşık Sayı (a+jb) ile genlik ve faz arasındaki ilişki</figcaption></figure></p>
<p>Fourier Dönüşümünün sonuçları genlik ve faz (sol grafik, Şekil 5) veya gerçek ve imajiner (sağ grafik, Şekil 5) olarak gösterilebilir.</p>
<p><figure id="attachment_1635" aria-describedby="caption-attachment-1635" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1635" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/zaman_sinyalinin_fourier_donusumu.jpg" alt="" width="600" height="314" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/zaman_sinyalinin_fourier_donusumu.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/zaman_sinyalinin_fourier_donusumu-300x157.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1635" class="wp-caption-text">Şekil 5 :Bir zaman sinyalinin Fourier Dönüşümü, Genlik ve Faz (sol grafik) veya Gerçek ve İmajiner (sağ grafik) olarak görüntülenebilen karmaşık bir spektrum ile sonuçlanır.</figcaption></figure></p>
<p>Genellikle, genlik ve faz gösterimi spektral bilgiyi görüntülemek için kullanılır.</p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 14pt;"><em>&#8221; Fourier Dönüşümü, orijinal sinyal bileşenlerinin genlik ve faz bilgilerinin korunduğu karmaşık nümerik bir çıktıya sahiptir.&#8221;</em></span></p>
<p>Faz bilgisi korunduğu için, spectral verilere ters Fourier Dönüşümü uygulanarak zaman alanına dönülebilir. Eğer faz bilgisi önemli değilse veri AutopowerSpectrum olarak bilinlen fonksiyon ile hesaplanabilir.</p>
<h4><strong>Çift Taraflı Spektrum</strong></h4>
<p>Fourier Dönüşümü, Şekil 6&#8217;da gösterildiği gibi çift taraflı bir spektrum üretir.</p>
<p><figure id="attachment_1621" aria-describedby="caption-attachment-1621" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1621" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/fourier_transform.jpg" alt="" width="600" height="415" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/fourier_transform.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/fourier_transform-300x208.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1621" class="wp-caption-text">Şekil 6 : Hem FFT hem de DFT algoritması çift taraflı bir spektrum üretir.</figcaption></figure></p>
<p>Çift taraflı spektrum negatif ve pozitif frekanslardan oluşur. Fourier Dönüşümünün analitik karşılığında zaman verisinde limitler negatif sonsuzdan pozitif sonsuza gittiği için sonuç spektrumun frekans aralığı böyledir. Çift taraflı spektrumun genliği, Şekil 6’da gösterildiği gibi zaman alanındaki tepe genliğinin yarısıdır.</p>
<p>Dijital veri toplama sistemleri, bir FFT veya DFT gerçekleştirirken, negatif frekans aralığını göstermez. Çift taraflı spektrumun pozitif kısmının genliği iki ile çarpılarak sonuç gösterilir. ( Genliği değişmeyen 0 Hz hariç.)</p>
<h4><strong>Örnek Sinyaller ve Fourier Dönüşümleri</strong></h4>
<p>Aşağıda zaman alanındaki bazı sinyallerin Fourier Dönüşümleri gösterilmektedir.</p>
<p><figure id="attachment_1634" aria-describedby="caption-attachment-1634" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1634" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/zaman_alani_sinyalleri_fourier_donusumu.jpg" alt="" width="600" height="735" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/zaman_alani_sinyalleri_fourier_donusumu.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/zaman_alani_sinyalleri_fourier_donusumu-245x300.jpg 245w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1634" class="wp-caption-text">Şekil 7 :Zaman alanı sinyalleri (solda) ve karşılık gelen Fourier Dönüşümleri (sağda).</figcaption></figure></p>
<p><strong>Sine Wave</strong><br />
Sinüs dalgası, Fourier Dönüşümünün en temel bileşenidir. Sinüs dalgasının Fourier Dönüşümü tek bir frekansta, bir faz ile tek genlik üretir.</p>
<p><strong>DampedTransient</strong><br />
Eğer sinüs dalgasının genliği bozuluyorsa, tek frekans çevresinde bir ‘’smear’’ vardır.<br />
Sinüs dalgasının bozulması ne kadar hızlı olursa, ‘’smear’’ o kadar geniş olur.</p>
<p><strong>SquareWave</strong><br />
Frekans alanındaki kare dalga, genlik olarak sabit miktarda azalan tek numaralı harmoniklere sahiptir.</p>
<p><strong>Impulse</strong><br />
Impulsive bir sinyalin Fourier Dönüşümü, frekans spektrumu boyunca düz bir genliğe sahiptir. Darbe sinyalleri genellikle modal darbe testinde kullanılır, çünkü frekans spektrumu boyunca enerjinin eşit dağılımı, bir yapının birden çok modunu uyarabilir.</p>
<p><strong>Offset</strong><br />
Sıfır genlikten sabit bir offsetiolan bir sinyalin frekans içeriği yoktur. Ortaya çıkan Fourier Dönüşümünde, sinyalin genlik içeriği 0 Hertz’dedir.Sabit değer bir offset sinyali genellikle DC ofseti olarak adlandırılırken, dinamik frekans içeriğine sahip sinyallerin AC içeriği olduğu kabul edilir.</p>
<p><strong>Random</strong><br />
Rastgele bir sinyalin geniş bant frekans içeriği vardır.Tüm frekanslar yaklaşık aynı seviyedeyse, spektrumun tanımlanması için genellikle White Noise terimi kullanılır.</p>
<h4><strong>Fourier Dönüşümünün Uygulamaları</strong><br />
Fourier Dönüşümü, titreşim sorunlarının giderilmesinden görüntü işlemeye kadar birçok farklı kullanıma sahiptir.</h4>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 14pt;"><em>&#8221; Fourier Dönüşümü bir sinyaldeki daha yüksek frekans bileşenlerini tanımlamak için kullanılabilir. Bu bileşenler istenmeyen gürültü veya titreşimin nedenini saptayabilir.&#8221;</em></span></p>
<p>Bazı örnekler aşağıdadır:</p>
<p><em>Elektrikli Süpürge</em></p>
<p>Sorunlu bir elektrikli süpürgesinden toplanan zaman alanı verilerine ve ses basıncı verilerinin Fourier Dönüşümüne bakın (Şekil 8).Elektrikli süpürge çalışırken keskin, hoş olmayan bir sese sahiptir. Zaman alanında bu elektrikli süpürgeyle ilgili özel bir sorun görünmüyor.</p>
<p><figure id="attachment_1617" aria-describedby="caption-attachment-1617" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1617" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/elektrik_supurgesi_sesi_fourier_donusumu.jpg" alt="" width="600" height="407" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/elektrik_supurgesi_sesi_fourier_donusumu.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/elektrik_supurgesi_sesi_fourier_donusumu-300x204.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1617" class="wp-caption-text">Şekil 8 :Elektrikli süpürge sesinin zaman alanı sinyali (üst grafik) bir sorun göstermezken, Fourier Dönüşümü (alt grafik) 5445 Hz&#8217;de büyük bir tepe noktası gösterir.</figcaption></figure></p>
<p>Zaman sinyalinin FFT&#8217;si 5445 Hz&#8217;de büyük bir tepe gösterir ve bu da hoş olmayan sese neden olur. Bu, fan kanadı geçişinden kaynaklanır. Mühendis, fan kanatları arasındaki mesafeyi ayarlayarak gürültülü fan sorununu çözebilir. Eşit aralıklı fan kanatları tek bir saf ton üretir. Düzensiz aralıklı bıçaklar, genliği daha düşük olan ve daha geniş bir frekans aralığında dağıtılan birden fazla ton üretecektir.</p>
<p><em>Müzik Analizi</em></p>
<p>Sesi analiz ederken, bir frekans spektrumunun genliği genellikle desibel (logaritmik bir miktar) olarak görüntülenir. Desibel, insanın ses algısının lineer genlikten daha iyi bir temsili olarak kabul edilir.<br />
Bir rock şarkısının bir pop şarkısına karşı FourierDönüşümü&#8217;nü düşünün. Bir rock şarkısının bir pop şarkısından daha fazla bas (düşük frekans içeriği) içerdiği gösterilebilir (Şekil 9).</p>
<p><figure id="attachment_1630" aria-describedby="caption-attachment-1630" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1630" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/rock_pop.jpg" alt="" width="600" height="420" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/rock_pop.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/rock_pop-300x210.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1630" class="wp-caption-text">Şekil 9 :Bir Rock Şarkısı (kırmızı), bir Pop Şarkısından (mavi) daha düşük frekans seviyelerine sahiptir.</figcaption></figure></p>
<p><em>Rulman Hataları</em></p>
<p>Fourier Dönüşümü, bir rulmandaki potansiyel arızayı tanımlamak için kullanılabilir. Aşağıdaki rulmanı düşünün (Şekil 10). Her bileşen (innerrace, outerrace,rollingelements) şaftın dönüşü sırasında düzenli aralıklarla birbirleriyle temas eder.Rulmanın durumu, gövdesindeki bir titreşim sensörü ile izlenebilir.</p>
<p><figure id="attachment_1631" aria-describedby="caption-attachment-1631" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1631" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/rulman_arizasi.jpg" alt="" width="600" height="325" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/rulman_arizasi.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/rulman_arizasi-300x163.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1631" class="wp-caption-text">Şekil 10:Bir rulmanın dış yatağı, iç yatağı veya yuvarlanma elemanları üzerinde arızaları (kırmızı daire içine alınmış) olabilir.</figcaption></figure></p>
<p>Farklı parçalar arasındaki temas belirli frekanslar üretir. Şekil 11&#8217;deki örnekte, rulmanın dış yatağı üzerindeki bir kusur 119 Hertz frekansında bir tepe üretir. Bu kusur, temel frekansa göre ilişkili frekansın titreşim genliğinin artmasına neden olur.</p>
<p><figure id="attachment_1633" aria-describedby="caption-attachment-1633" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1633" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/yatagin_geometrisi.jpg" alt="" width="600" height="332" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/yatagin_geometrisi.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/yatagin_geometrisi-300x166.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1633" class="wp-caption-text">Şekil 11:Bir yatağın geometrisine dayanarak, belirli bir frekanstaki yüksek seviyeler belirli bir bileşenin arızasını gösterir.</figcaption></figure></p>
<p>Rulman üreticileri genellikle her bir bileşenle ilişkili bir &#8220;arıza frekansları&#8221; tablosu sağlar, böylece yataklar kullanımdayken seviyeleri izlenebilir.</p>
<h4><em>Ses Filtreleme</em></h4>
<p>Fourier Dönüşümü bir sesin tonal frekans bileşenlerini tanımlayabilir. Bu tonlar daha sonra dinleyicinin deneyimini geliştirmek için filtrelenebilir. Örneğin, 2010 Dünya Kupası&#8217;nda birçok taraftar vuvuzela adlı bir enstrümanı (Şekil 12) yanlarında stadyuma getirdi.</p>
<p><figure id="attachment_1632" aria-describedby="caption-attachment-1632" style="width: 500px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1632" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/vuvuzela_korosu.jpg" alt="" width="500" height="371" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/vuvuzela_korosu.jpg 500w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/vuvuzela_korosu-300x223.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 500px) 100vw, 500px" /><figcaption id="caption-attachment-1632" class="wp-caption-text">Şekil 12:2010 Dünya Kupası&#8217;nda bir vuvuzela korosu.</figcaption></figure></p>
<p>Vuvuzela çalındığında, birçok TV izleyicisinin sinir bozucu bulduğu 235 Hz&#8217;lik bir ses çıkarır. Vuvuzela&#8217;nın frekans içeriği Fourier Dönüşümü kullanılarak tanımlandı ve daha sonra izleme deneyimini geliştirmek için bazı yayıncılar tarafından filtrelendi.</p>
<p><em>Motor Gürültüsü ve Titreşimi</em></p>
<p>Gürültü ve titreşim sorun gidermede, Fourier Dönüşümü yararlıdır. Çünkü dönen makinelerdeki birçok bileşenin benzersiz bir harmonik imzası vardır. İçten yanmalı motorlar, krank mili dengesizliği, kayış tokası, dişli çıngırağı ve yanma olayları gibi istenmeyen titreşimlere neden olabilecek birçok farklı bileşene sahiptir (Şekil 13).</p>
<p><figure id="attachment_1628" aria-describedby="caption-attachment-1628" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1628" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/motor.jpg" alt="" width="600" height="392" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/motor.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/motor-300x196.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1628" class="wp-caption-text">Şekil 13 : Bir motor birden çok dönen mekanizmaya sahiptir.</figcaption></figure></p>
<p>Motor bloğuna monte edilen bir ivmeölçerden alınan zaman verileri üzerinden yapılanFourier Dönüşümü, aşırı titreşime neden olan bileşenleri tanımlamak için kullanılabilir.Bir motorun hızı değiştiği için, Fourier Dönüşümleri genellikle farklı RPM&#8217;lerde yapılır ve bir renk haritasında gösterilir (Şekil 14).</p>
<p><figure id="attachment_1629" aria-describedby="caption-attachment-1629" style="width: 600px" class="wp-caption aligncenter"><img loading="lazy" decoding="async" class="size-full wp-image-1629" src="http://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/renk_haritasinda_fourier_donusumu.jpg" alt="" width="600" height="274" srcset="https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/renk_haritasinda_fourier_donusumu.jpg 600w, https://blog.dta.com.tr/wp-content/uploads/2020/03/renk_haritasinda_fourier_donusumu-300x137.jpg 300w" sizes="auto, (max-width: 600px) 100vw, 600px" /><figcaption id="caption-attachment-1629" class="wp-caption-text">Şekil 14 :Bir renk haritasında görüntülenen bir dizi Fourier Dönüşümü, tanılama sorunları için kullanılabilir.</figcaption></figure></p>
<p>Şekil 14&#8217;teki renk haritasındaki en yüksek ses seviyeleri, motor tarafından üretilen yanma olaylarından / frekanslarından kaynaklanmaktadır. Yanma ile ilişkili frekans rpm ile değişir. Dönen şaftın RPM’i ile ilgili frekansına ‘order’ denir.</p>
<p><strong>İlgili Diğer Blog Yazılarımız</strong>;</p>
<p>&#8211; <a href="http://blog.dta.com.tr/spectrum-ve-autopower-fonksiyonlari/">Spectrum ve Autopower Fonksiyonları</a></p>
<p>&#8211; <a href="http://blog.dta.com.tr/dijital-sinyal-isleme-ornekleme-frekansi-bant-genisligi-spektral-cizgi/">Dijital Sinyal İşleme: Örnekleme Frekansı, Bant Genişliği, Spektral Çizgi</a></p>
<p>Uygulama hakkında sorularınız için DTA Mühendislik Test Bölümü mühendisleriyle <a href="http://www.dta.com.tr/iletisim.html">iletişime geçebilirsiniz</a>.</p>
<p><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fblog.dta.com.tr%2Ffourier-donusumu-nedir%2F&amp;linkname=Fourier%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BCm%C3%BC%20Nedir%3F" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Fblog.dta.com.tr%2Ffourier-donusumu-nedir%2F&amp;linkname=Fourier%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BCm%C3%BC%20Nedir%3F" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=https%3A%2F%2Fblog.dta.com.tr%2Ffourier-donusumu-nedir%2F&amp;linkname=Fourier%20D%C3%B6n%C3%BC%C5%9F%C3%BCm%C3%BC%20Nedir%3F" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://blog.dta.com.tr/fourier-donusumu-nedir/">Fourier Dönüşümü Nedir?</a> appeared first on <a href="https://blog.dta.com.tr">Blog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>solidThinking Compose 2017.2 Yeni Özellikler</title>
		<link>https://blog.dta.com.tr/solidthinking-compose-2017-2-yeni-ozellikler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 21 Aug 2017 13:53:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Compose]]></category>
		<category><![CDATA[circshift]]></category>
		<category><![CDATA[Compose 2017.2]]></category>
		<category><![CDATA[FFT]]></category>
		<category><![CDATA[importdata]]></category>
		<category><![CDATA[Matris]]></category>
		<category><![CDATA[regexprep]]></category>
		<category><![CDATA[solidThinking Compose]]></category>
		<category><![CDATA[xlsread]]></category>
		<category><![CDATA[xlswrite]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://blog.s-t.com.tr/?p=5067</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yeni özelliklerin eklendiği solidThinking Compose 2017.2 versiyonu yayınlandı. Kurulum dosyasını solidThinking veya ALTAIR CONNECT sitesinden indirebilirsiniz. Yeni özelliklerden bazıları: &#8211; Matris matematik performansı geliştirildi &#8211;&#8230;</p>
<p>The post <a href="https://blog.dta.com.tr/solidthinking-compose-2017-2-yeni-ozellikler/">solidThinking Compose 2017.2 Yeni Özellikler</a> appeared first on <a href="https://blog.dta.com.tr">Blog</a>.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni özelliklerin eklendiği solidThinking <strong><a href="http://www.s-t.com.tr/solidthinking_compose.html">Compose</a></strong> 2017.2 versiyonu yayınlandı.<br />
Kurulum dosyasını <strong><a href="http://wpc.23a7.iotacdn.net/8023A7/origin2/rl/solidthinking/2017.2/Compose_2017.2_Win64.exe.zip">solidThinking</a></strong> veya <strong><a href="https://connect.altair.com/CP/downloads.html?suite=solidThinking%20Compose">ALTAIR CONNECT</a></strong> sitesinden indirebilirsiniz.</p>
<p>Yeni özelliklerden bazıları:<br />
&#8211; Matris matematik performansı geliştirildi<br />
&#8211; FFT hesaplama performansı geliştirildi<br />
&#8211; Değişken adları alt çizgiyle başlayabilir</p>
<p>&#8211; HyperMath HML dosyalarını Compose OML dosyasına dönüştürmek için bir yardımcı araç yazılıma eklenmiştir.<br />
&#8211; Komut penceresindeki hata mesajlarına eklenen köprü (hyperlink) sayesinde hata satırına geçiş yapabilirsiniz.<br />
&#8211; <strong>waitbar</strong> : Kullanıcı arayüzü (GUI)) ve etkileşimli diyaloglar için yeni komut<br />
&#8211; Bir figür üzerinde birden fazla eksen desteği.<br />
&#8211; HyperWorks Desktop yazılımlarıyla güçlü bir bağlantı geliştirilmiştir. Compose arayüzünden OML fonksiyonlarını kaydederek <a href="http://www.s-t.com.tr/altair_hypergraph.html"><strong>HyperGraph</strong></a>, <strong><a href="http://www.s-t.com.tr/altair_hyperstudy.html">HyperStudy</a></strong>, <strong><a href="http://www.s-t.com.tr/altair_motionview.html">MotionView</a></strong> ve <strong>HyperMesh Matrix Browser</strong> da yeniden kullanabilirsiniz.</p>
<p>&#8211; <strong><span style="color: red;">importdata</span></strong> fonksiyonu<br />
&#8211; <strong><span style="color: red;">xlsread, xlswrite</span></strong> : Excel uyumlu dosyaları işleme fonksiyonları<br />
&#8211; <strong><span style="color: red;">checksyntax</span></strong> : fonksiyonuyla çalıştırmadan söz dizimini kontrol etme olanağı<br />
&#8211; <strong><span style="color: red;">circshift</span></strong> : Diziyi dairesel olarak kaydırma fonksiyonu</p>
<p>[code language=&#8221;matlab&#8221;]Z=(10:15)&#8217;<br />
Z = [Matrix] 6 x 1<br />
10<br />
11<br />
12<br />
13<br />
14<br />
15<br />
Y = circshift(Z,3)<br />
Y = [Matrix] 6 x 1<br />
13<br />
14<br />
15<br />
10<br />
11<br />
12<br />
[/code]</p>
<p>&#8211; <strong><span style="color: red;">regexprep</span></strong> : Düzenli ifade kullanarak metni değiştirme fonksiyonu</p>
<p>[code language=&#8221;matlab&#8221;]<br />
str = &#8216; solidThinking Compose 2017 Yayınlandı&#8217;;<br />
expression = &#8216;2(\w+)7&#8217;;<br />
replace = &#8216;2017.2&#8217;;<br />
newStr = regexprep(str,expression,replace)<br />
newStr =  solidThinking Compose 2017.2 Yayınlandı<br />
[/code]</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><a class="a2a_button_twitter" href="https://www.addtoany.com/add_to/twitter?linkurl=https%3A%2F%2Fblog.dta.com.tr%2Fsolidthinking-compose-2017-2-yeni-ozellikler%2F&amp;linkname=solidThinking%20Compose%202017.2%20Yeni%20%C3%96zellikler" title="Twitter" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_linkedin" href="https://www.addtoany.com/add_to/linkedin?linkurl=https%3A%2F%2Fblog.dta.com.tr%2Fsolidthinking-compose-2017-2-yeni-ozellikler%2F&amp;linkname=solidThinking%20Compose%202017.2%20Yeni%20%C3%96zellikler" title="LinkedIn" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a><a class="a2a_button_copy_link" href="https://www.addtoany.com/add_to/copy_link?linkurl=https%3A%2F%2Fblog.dta.com.tr%2Fsolidthinking-compose-2017-2-yeni-ozellikler%2F&amp;linkname=solidThinking%20Compose%202017.2%20Yeni%20%C3%96zellikler" title="Copy Link" rel="nofollow noopener" target="_blank"></a></p><p>The post <a href="https://blog.dta.com.tr/solidthinking-compose-2017-2-yeni-ozellikler/">solidThinking Compose 2017.2 Yeni Özellikler</a> appeared first on <a href="https://blog.dta.com.tr">Blog</a>.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
